MENÜ
$Alış 6.1244Satış 6.1354
Alış 7.0388Satış 7.0515
£Alış 7.9306Satış 7.9719
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Yükleniyor
İmsâk00:00
Güneş00:00
Öğle00:00
İkindi00:00
Akşam00:00
Yatsı00:00

ÖNEMSENİLMEK İSTİYORSAN ÖNEMSE…

808 defa okundu2 defa yorumlandı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ÖNEMSENİLMEK İSTİYORSAN ÖNEMSE…

Bir insan birini severse olduğu gibi sever, olmasını istediği gibi değil der ünlü yazar Tolstoy.

Bizler genelde insanları olduğu gibi kabul etmek yerine, istediğimiz yönde değiştirme gibi boş çabalar içerisine girip, zoru başarmaya çalışırız. Bunu yaparken de en önemli şeyi unuturuz aslında… Kişiliklerin değişemeyeceğini…

Kişilikleri değiştirmek yerine, kişileri tanımamız gerektiği konusunu atlarız. Bu durumda da ilişkilerde en büyük problemi kişilik çatışmalarını yaşar ve gözlemleriz. Bu çatışmaları bütün ilişkilerimizde yaşamak mecburiyetin de bırakırız kendimizi…

İlk başta kendimizi sevip kendimize saygı duymak zorunda olduğumuzu unutarak yaparız bütün bunları. Kendini kabul edemeyen bir insanın, karşısında ki insanların kişiliklerine müdahale etmeye çalışması ise, tartışılır bir konu…

Herkesin farklı ama değişmez kişilikleri olduğunu bilmemiz gerekiyor aslında… Kişiliklerin; insanın parmak damgası, gözünün rengi, insanın değişemeyen bedeni gibi olduğunu da bilmemiz gerekiyor artık… Değiştirme çabasında ise, bir bakıma Ağaç yaş iken eğilir atasözüne de meydan okuruz bu durumda…

Kişilikleri değiştirmek yerine; farklı kişilikler karşısında ne yapmamız gerektiği konusunda, kendimizi geliştirmemiz gerekiyor.

Herkesin kendince doğruları olduğunu, aynı yöne farklı pencerelerden bakılabildiğini ilk önce kendimizin kabul etmesi gerekiyor.

Huzurlu ve uyumlu birliktelikler için çaba sarf etmek gerekiyor. Bir insanı kaybetmenin çok kolay olduğunu, önemli olanın o insanı kazanmak olduğunu unutmadan, sorumlu bir şekilde davranmamız gerekiyor.

Karşımızda ki insan da hassas olduğumuz konularda dikkat ve saygı bekleyebiliriz ama, bizden önceki davranış şekillerinden, alışkanlıklarından ve kişilik özelliklerinden vazgeçmesini istemek, beklemek hem mantıksız hem de vicdansızca bir yaklaşım olur.

İlişkilerimizde mevcut bulunan özellikleri, kişiliği ve davranış şekillerini, ne kadar kabul edip, tolere edip edemeyeceğimize bakmalıyız… Eğer ki kabul edemiyorsak, tolere edemiyorsak karşımızda ki insanı değiştirmek yerine, o kişilerle ilişkilerimizi gözden geçirip kalan yolumuzda devam edip edemeyeceğimize karar vermeliyiz…

Karşımızda ki kişilere stresi yaşatarak psikolojilerini bozarak, mutsuz ederek ve kendilerini kötü hissettirecek değişimler istemiş olmak adilce bir davranış olamaz…

Dirençli bir şekilde bildiğini okumak ve inat etmekte insanları birbirinden uzaklaştırır. Bu inat karşımızda ki kişi ile, amacı yok etmek olan, savaştır… Amacı, kol-kanat kırıp, ezip en kötü hale getirmek olan, dövüştür. Amacı, alt edip üstte kalmak olan, güreştir… Örnek verilemeyecek ilişki türleri çıkar ortaya… Bütün bunları yaşıyorsak yada yaşatıyorsak eğer üretici, yaratıcı, geçim ehli olamayız…

En zoru başarıp, kendimize hayat felsefesi edinip insanları değiştirmek yerine olduğu gibi kabul etmeliyiz. İlişkilerde ki her türlü kirlilik kişileri değiştirmeye çalışmaktan çıkıyor aslında… İlişkilerimizde ki hedef; emek vererek bugüne kadar getirdiğimiz süreci zararsız bir şekilde devam ettirmek olmalı… Önemsenilmek istiyorsak, önemsememiz gerektiğini unutmadan…

ÖZLEM GINIK

https://www.facebook.com/ginikozlem

Yorum Yaz
2 Yorum
  • İsmail Küçükyavuz

    Tebrikler…

    Oca 26, 2016 23:22
  • Yusuf

    Özlem hanım şuan ki ilişkilerin, evliliklerin, yuvaların çabucak dağılmasinin nedeni de tam bu işte, kendinden fedakarlik etmeden olduğu gibi kabul etmemekten yıkılıyo herşey, karşımızdakinin koyduğu taşı düzeltmek yerine onun üstüne uygub bir taş koyarak yuvalarimizi inşa etmeliyiz

    Oca 30, 2016 15:17