MENÜ
$Alış 5.9659Satış 5.9767
Alış 6.9213Satış 6.9337
£Alış 7.7678Satış 7.8083
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Yükleniyor
İmsâk00:00
Güneş00:00
Öğle00:00
İkindi00:00
Akşam00:00
Yatsı00:00

GİDEN Mİ SUÇLU KALAN MI?

1188 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
GİDEN Mİ SUÇLU KALAN MI?

Gitmek ne kadar kolaydır, ya da acı verici?

Kalanın mı içi daha çok acır acaba yoksa gidenin mi?

Gidenin içi acır mı bilmem ama kalanın canının yandığı kesindir, ilişkileri genel olarak ele alırsak. Giden, kalan tarafından sevilmese bile, bırakılmanın acısı sarar benliğini kalanın. Acıdır arkada kalmak, bırakılmak, unutulmak. Sizi bırakan en yakınınız da olsa, hatta hiçbir duygu hissetmediğiniz birisi de olsa yüreğini yakar insanın. Duyguları ele geçirilmiş gibi sürekli kendisinin önemsizliğini, sevilecek bir tarafının olmadığını ve daha birçok iç karartıcı duyguyu kara bir leke gibi tüm vücuduna, benliğine, ruhuna damgalar.

Bırakmayı bilmem ben. En azından bilerek bırakmadım kimseyi. Hatta bazılarını istesem de bırakamadım. Ama bırakılmayı tattım her insan gibi. Gidenler oldu benden de. Kimi bile isteye gitti, kimi ise gittiğini bile fark etmedi. Çok giden oldu da hiçbiri aynı acıyı yaşatmadı yüreğime. Hatta her gidişte farklı acılar yaşatan bile oldu. Defalarca yara açanlar oldu.

Dedim ya çok giden oldu diye. Kimi unuttu, kimi bıraktı, kimi ise gidişin en dönülmez yoluna girdi, yani bu dünyadan göçüp gitti. Her türlü gidişi tattım unutuldum, bırakıldım, arkada kaldım. Anılarla ve acılarla yüzleştim. Bazen güldü yüzüm bazense gözlerim doldu. Hatta hiç değmeyen insanlar için ağladığım, kendimi suçladığım o kadar çok oldu ki…

Ama içimde ki o ses bir türlü susmadı. Susturamadım. Hep bana kızdı, bağırdı, sinirlendi, gidenlerin hıncını benden çıkarttı. Bende her şeyin intikamını kendimden aldım. Sanki hep ben suçluymuşum gibi. Sanki diğer herkes sütten çıkma ak kaşık ama ben kalbin zifiri siyah noktası..

Şanslıydım yine de o kadar bırakan vardı ama en az bir o kadar da bende kalan, benim için benimle savaşan insanlar vardı. Sonra sonra fark ettim hatalı olduğumu. Evet hatalıydım ama benden gittikleri için hatalı değildim. Kendimi her şeyin için sorumlusu olarak gördüğüm için hatalıydım. Her şeyin suçlusu nasıl tek bir insan olabilir ki. Bunu zamanında farkına varamasam da sonunda anlamıştım. Hayat bana ders vermişti. O damgayı da attım üzerimden, kendime savaş açmayı da bıraktım.

Etrafıma baktım. O kadar bebek öksüz ya da yetimdi. Onların suçu muydu anne babalarının gitmesi ya da ölmesi? Her insan da her vasfın bulunamayacağını anladım. Bazıları anne baba olmayı beceremiyorlardı. Onlarda bu sıfatları kaldıracak büyüklük yoktu, bu duyguyu anlayabilecek benlikleri yoktu. Bazı insanlarda da yüklendikleri her sıfat vardı belki ama vadesi yetmiyordu. Her gidenin acı bıraktığı gibi ölen de bırakıyordu ardın da acıyı, istemese de gidiyordu işte. Bazı insanlar da sevmeyi bilmiyorlar ya da korkuyorlardı. Sevmekten, sevilmekten ya da tam tersi sevememekten ve sevilmemekten o yüzden gidiyorlardı. Belki de kaçıyorlardı. Kimi kendisinden intikam alıyordu. Yaptığı hatalar yüzünden sevilmeyi hak etmediğini düşünüyordu.

Her zaman bildiğim şeylerdi oysa bunlar. Bu sefer gördüğüm şeylerin bana anlatmak istediklerini dinledim, anladım. En sonun da emin oldum. Evet, belki ben de suçluydum ama her şey benim suçum değildi. Ben her şeyin sorumlusu değildim. Her şeyi kötüleştiren de ben değildim. Her insan gibi hatalar yapmıştım ama gidenlerin de hatası vardı. Belki çok, belki az.

Her zaman bunu hatırlatmaya başladım kendime. Ne zaman kendimi suçlamaya başlasam dedim ki:

-Tek suçlu ben değilim. Tek suçlu asla ben olmadım.

Peki ya sizce giden mi suçlu yoksa kalan mı?

MERVE ÖZGE KOÇ

 

Etiketler:
Yorum Yaz